Makineye Bağlı Yaşıyoruz

İnsanlık olarak artık makineye bağlı yaşıyoruz. Dijital çağa girilmesiyle bağımlılıklarımızda da değişiklikler olmaya başladı. Bunlardan bir tanesi de telefon bağımlılığıdır. Tüm büyükler elinde telefon olan çocuklara kızıyorlar değil mi? Ama çocuğun elindeki telefona kızanların da farkında olmadıkları bağımlılıkları var…

Radyonun icadı 1900’lü yılların başlarında gerçekleşmiş ve ortalarına doğru radyonun kullanımı çok geniş bir alana yayılmıştır. Radyo dinleyerek büyüyen bir neslin ardından televizyon izleyerek büyüyen bir nesil gelmeye başladı ve radyo ile büyüyenler televizyon izleyen gençlere kızıyorlardı.

Televizyonun insan hayatına girdiği 1900’lü yılların ortalarından sonra hızlı bir gelişme kaydetti. Özellikle renkli yayına geçilmesi ile hız kazanan bu teknoloji çok iyi pazarlandı ve dünyada girmediği ev kalmadı. Bugün en büyük bağımlılıklardan bir tanesi olan televizyon izlemeyenler için olumsuz yakıştırmalar dahi bulunmaktadır. Televizyonla büyüyen bir nesil de bilgisayar başında zaman geçiren çocuklarına kızıyorlardı.

Bilgisayar ilk olarak askeri alanda kullanılmak üzere icat edilmişti. Açılımı Personal Computer (Kişisel Bilgisayar) olan PC’lerin üretilmesiyle onlar da kısa sürede dünyaya yayılmaya başladı. 1990’lı yıllarda her evde yokken, sadece belli başlı kamu kurumlarında bulunuyorken bugün her evde birkaç tane var. Çünkü hem ebat olarak küçüldü, hem de kişiselleşti. Bilgisayar başında büyüyen ise bugün elinde telefon olan çocuklarına kızıyorlar.

Bugünkü çocuklar telefonu belli bir yaşın üzerindeki insanlardan çok daha iyi şekilde kullanıyorlar ve daha kötüsü o minik kutudan dünyanın her yerine her türlü insana kısa sürede ulaşabiliyorlar, diğer insanlar da çocuğunuza kısa sürede ulaşabiliyor. Tacizlere uğruyor ve siber zorbalığa maruz kalıyorlar. Kızlarımız duygusal sömürüye maruz kalıyor ve onları sevdiğini iddia eden kötü niyetli kişilerin cinsel sömürüsüne maruz kalıyorlar. Çıplak fotoğraflarını isteyen kişilere fotoğraflarını gönderiyorlar. Bir süre sonra da bu kişilerin tehditlerine maruz kalıp maddi ve manevi olarak sömürüye uğruyorlar. Uygunsuz içerikli sitelerde ve Deepweb’de bu görüntüler pazarlanıyor. Telefonu yeterince kullanamayan ebeveyn ise her şeyin yolunda olduğunu düşünürken annesi ya da babası olduğu çocuğunu farkında olmadan bir dijital yetim haline getiriyor. Sevgiye aç, şefkate muhtaç bir yetim…

Yönetile yönetile, ihtiyacımız olmayanlara mahkûm ola ola bu günlere geldik. Peki, sonra neler göreceğiz, dijitalizm çağında neler yaşanacak?

Dijitalizm Çağı ve Dijital Vatandaşlık

5G teknolojisinin kullanıma sunulmasıyla saniyede 1 GB indirme hızına ulaşılacak ve mecburen, bağımlısı olduğumuz sosyal medyayı kullanmak için çok daha fazla internet kapasitesine ihtiyaç duyacağız. Küreselci güçler de bize aylık 100 GB paketi çok fahiş ücretlere satacak ve biz de mecburen almak zorunda kalacağız.

Bunun dışında yüksek kapasiteli verilerin transferleri sağlanacak. Özel bir verimiz kalmayacak, tüm veriler küreselleşme hareketinin kontrolünde olacak.

Geliştirdikleri çiplere bağımlı hale gelmemizi isteyenler, yeni dünya düzenini imar edenler, insanlığı bir Siborg haline getiriyorlar. Yani yarı insan yarı robot varlıklar…

Yakın gelecekte, tüm iş ve işlemlerimizi bizlere verilen çipler sayesinde yapacağız ve tamamen bağımlı olunduğu zaman da devletler doğal olarak ortadan kalkmış olacak. Vatandaşı olduğumuz devletin yasalarına değil kontrol edildiğimiz güçlerin yasalarına bağlı olacağız. Onların kullanıcı politikalarına tabi olacak, devletlerin izin verip vermemesi bireyler açısından önemli olmayacak.

Çipler Bizim Bedenimizde Kumanda Başka Ellerde

Her işin ve işlemin siber dünyadan gerçekleşmeye başlaması, BlockChain teknolojisinin de yardımıyla sanal şehirlerin imar edilmesi, insanlığın dijital bir vatandaş haline gelmesine neden olacaktır. Dijital vatandaşlar; tek dünya devletinin birer vatandaşı olacak ve tek dünya devletinin yasalarına tabi olmak zorunda olacaklar. Yasaları çiğnemek veya hiçe saymak gibi bir davranışta bulunamayacağız. Eğer yasaları çiğnemek gibi bir davranışta bulunursak; tek dünya devleti polisleri tarafından hızlıca tespit edileceğiz ve çiplerimize cezalar gelecek. Örneğin; sosyal medyada Küreselleşme karşıtı bir paylaşım yapan kişiye 5 gün ev hapsi cezası verilecek ve çipi kullanıma kapatılacak. Evden çıkmak, temel ihtiyaçları karşılamak için bile ihtiyaç duyduğumuz bu çipin kapanmasıyla hiçbir işlem yapamayacak doğal olarak 5 günlüğüne öldürülmüş olacağız.

Bu fikirlerime karşı; “e çip almazsın olur biter” diyerek gayet cahilce yapılan yorumlara kulak vermek yerine bu teknolojileri üreten ülke haline gelmemiz konusunda girişimler yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Tek dünya devleti mutlaka kurulacak, bunun kaçar bir yolu görünmüyor. Türkiye olarak yapmamız gereken ise tek dünya devletinde iyi bir yönetici pozisyonuna sahip olabilmektir. Bu pozisyona da sahip olabilmenin yolu dijital teknolojiler üretmekten; BlockChain, Sanal Para, Hümanoid, Siborg ve E-Şehir sistemleri kurmaktan geçiyor.

Beğen:
0 0
Görüntüleme:
51
Etiketler:
Kategoriler:
Dijitalizm